DEKOLTE ESTETİĞİ

Zamanın, güneş ışınlarının ve kozmetik ürünlerin cildimizdeki etkileri yüz bölgesinden sonra dekolte bölgesinde olmaktadır. Dekolte bölgesinde oluşan kırışıklıklar, lekeler ve cildin içindeki su miktarındaki azalma yaşlı görünüme neden olmakta, kişinin estetik görünümüne ve özgüvenine olumsuz etki etmektedir.

Dekolte estetiğinde birden fazla yöntem kombine bir şekilde uygulanarak dekolte bölgesinin gençleştirilmesi sağlanmaktadır. Botoks, hyalüronik asit dolguları, yağ enjeksiyonu, kimyasal peeling uygulamaları ve alternatif yöntemler, kişinin ihtiyacına göre farklı şekillerde kombine edilmektedir.

GÖZ ALTI MORLUKLARI

Uyku problemleri, çay- kahve- sigara tüketimi, yaşlanma ve genetik faktörlerin etkisiyle göz çevresinde istenmeyen değişiklikler oluşabilmektedir. Oluşan değişiklikler estetik açıdan kişinin daha yaşlı ve yorgun görünmesine neden olmaktadır.

Sorunun tespiti için yapılması gereken ilk şey ayrıntılı bir muayenedir. Hastamızda göz altı yağ yastıkçıklarının artmış olduğunu ve cildin sarkmış olduğunu saptadığımızda blefaroplasti operasyonunu, doku atrofisi dediğimiz çökme şeklindeki sorunlarda göz altı ışık dolgusunu önermekteyiz. Bu probleme yönelik olarak geliştirilmiş hyalüronik asitle birlikte vitamin, antioksidan, mineral ve aminoasit içeren göz altı ışık dolgusu (Redensity 2) göz çevresinin gençleştirilmesinde kullanılır. Işık dolgusu; göz altındaki çöküklüklerin düzeltilmesinde, göz çevresi kırışıklıklarının ve morluğunun giderilmesinde, göz çevresine nem ve ışıltı verilmesinde oldukça etkilidir.

Değerlendirme sonucunda yukarıdaki işlemlere gerek duyulmayan, sadece renk değişikliği -gözaltı morluğu- olan hastalarımızda bu bölgeye özel kimyasal peeling uygulamaları yapılabilmektedir. Peeling uygulaması derinin kalınlaşmasını sağlar, kollajen yoğunluğunu ve cildin esnekliğini artırır, göz çevresi kırışıklıklarını azaltır.

PRP; tüm yüzde cilt gençleştirme amacıyla kullanılabildiği gibi, göz altı morluklarında tek başına veya diğer yöntemlerle birlikte kullanılabilmekte, göz altındaki morlukların ve çizgilerin azalmasını sağlamaktadır.

Saf hyalüronik asit içeren ürünler, farklı aminoasit, antioksidan ve mineral içeren ilaçlar, mezoterapi yöntemiyle ciltaltına enjekte edilerek göz altı morlukları tedavi edilebilmektedir.

Gözaltı morluklarında IPL ve lazer tedavileri de alternatif olarak kullanılabilmektedir. Lazer; morluğa neden olan maddelerin yıkılmasını sağladığı gibi antiaging etki göstererek derinin sıkılaşmasını ve gençleşmesini sağlar.

Benzer şikayetlerinizin varlığı durumunda değerlendirme ve muayene için kliniğimize bekleriz.

3D LAZER LİPOLİZ

2006 yılında FDA tarafından onaylanan lazer lipoliz yöntemi; istenmeyen yağların uzaklaştırılmasını kolaylaştıran, iyileşme sürecini kısaltan ve cilt sıkılaşmasına da katkıda bulunan bir teknolojidir.

3D Lazer lipoliz olarak da adlandırılan bu yöntemle ilgili olarak yapılan bilimsel çalışmalarda; lazer ışınlarının yağ hücrelerinin parçalanmasını sağladığı saptanmıştır. Klasik liposuction’a ek olarak lazer ışınları yağ dokusunun üzerindeki cilde de etki ederek cildin sıkılaşmasını hızlandırmaktadır.

Lazer liposuction ya da 3D lazer lipoliz; vücutta istenmeyen yağların olduğu, cildin sıkılaşmasının istendiği her yerde kullanılabilmektedir.

Uygulama teknik olarak normal liposuction operasyonunda olduğu gibi genel anestezi altında ameliyathane şartlarında yapılmaktadır. Ameliyat sonrası dönemde ilk birkaç gün ağrı olabilmektedir. Operasyon sonrası hastalarıma bir ay süreyle korse kullanmalarını öneriyorum.

Erken dönemde operasyon alanlarında şişlik, ödem vb. problemler görülebilir, kesin sonuçların görülebilmesi için diyet ve egzersize dikkat edilmeli, yaklaşık altı ay süren iyileşme sürecinde sabırlı olunmalıdır

TERLEME TEDAVİSİ

HİPERHİDROZ Avuç içi, ayak tabanı ve koltuk altı terlemesi özellikle yaz döneminde sosyal açıdan problem olabilmektedir. Çözüm yollarını görüşmek üzere 02327001881’den randevu alabilirsiniz.

Op. Dr. Rahmi EVİNÇ

Meme Onarımı

Meme onarımı meme kanseri sonrası memesi alınan ya da memenin doğuştan yokluğu, bir kaza, hastalık nedeniyle şeklinin bozulmuş veya tamamen yok olduğu durumlarda yapılmaktadır. Meme onarımı, silikon protez veya hastanın kendi dokuları kullanılarak memenin şekil ve boyutunun yeniden sağlanması işlemidir.

Son yıllarda bu alanda elde edilen gelişmeler sayesinde son derece doğal memeler yapılabilmektedir. Elbette yapılan operasyon sonrası eskisinin aynısı bir meme elde edilememekte, ancak yapılan operasyon özellikle meme kanseri hastalarında hızlı ve tama yakın bir psikolojik iyileşme sağlamaktadır.

Meme onarımı operasyonu kanser operasyonunun hemen arkasından aynı operasyon içerisinde yapılabileceği gibi haftalar, aylar veya yıllar sonra da yapılabilir. Her iki durumun da kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır.

Erken onarımın en önemli avantajı aynı operasyonda, hasta memesinin alındığını fark etmeden onarımın gerçekleştirilmiş olması ve memenin alınmasından dolayı oluşabilecek psikolojik yıkımın önlenmesine yardımcı olmasıdır. İkinci avantajı ise aynı seansta onarım yapılmasından dolayı daha ekonomik olmasıdır.

Geç onarım ise kanser nedeniyle radyasyon veya kemoterapi uygulanacak hastalar için uygun bir alternatiftir.

Erken veya geç onarımın seçilmesinin sağlıkla ilgili veya ekonomik ve psikolojik nedenleri olabilir. O nedenle her bir kişi için bu konular tek tek ele alınmalıdır.

Meme Onarım Seçenekleri:

Meme onarımında seçenekler hastanın genel sağlık durumu, memenin şekli ve boyutu ve hastanın beklentilerine göre değişir.

Meme onarımı bir silikon protezle ya da hastanın kendi dokusuyla yapılabilir. Silikon protezler meme büyütme işlemlerinde kullanılan silikon protezlerdir. Hastanın kendi dokusuyla meme onarımı yapılması ise karın, sırt veya vücudun başka bir yerinden alınan dokuların alınan meme bölgesine taşınarak meme şekil ve boyutunun kazandırılmasıdır.

A. Silikon Meme Protezleriyle Meme Onarımı

Doku ile onarım tekniğine göre daha kısa süren, bedeni daha az sarsan ve iyileşme süresi daha kısa olan bir işlemdir. Son yirmi yıldır en sık kullanılan meme onarım yöntemidir.

Meme protezleri silikon bir kılıf içine konmuş tuzlu su veya jel silikondan oluşur. Tuzlu su beden sıvısına yakın yapısı olması nedeniyle kullanılmaktadır. Silikonlar tüm dünyada yaklaşık altmış yıldır iki milyon hastada kullanılmıştır.

Hastanın genel değerlendirmesi sonrası kullanılan bu yöntem özellikle küçük ve orta boyutta memesi olan kadınlarda tercih edilmektedir. Büyük göğüslü hastalarda ise silikon protez doku ile yapılan meme onarımına ilave olarak kullanılabilir.

B. Vücut Dokuları Kullanılarak Yapılan Meme Onarımı:

Vücut dokuları kullanılarak yapılan meme onarımında karın, sırt veya kalçadan alınan cilt, yağ ve kas dokusu (flep) meme bölgesine yerleştirilmektedir. Ek olarak silikon protezler de ilave edilebilmektedir.

Bu tür operasyonlarda İyileşme dönemi protezle yapılan onarıma göre daha uzundur. Doku aktarımın avantajı onarımın hastanın kendi dokusu ile yapılmasıdır.

Doku aktarımı yapılması için genel sağlık durumunun iyi olması gerekir. Aşırı şişmanlar, aşırı zayıflar, sigara içenler, dolaşım ve kalp problemleri olanlar doku aktarımına iyi bir aday olmayabilir.

TRAM Flebi:

Bu operasyonda karın alt bölgesindeki sarkık olan deri ve buna bağlı kas dokusu aradaki yağ dokusu ile beraber onarılacak meme bölgesine taşınır. Bu işlem karın germe ile doku aktarımı olarak da bilinir çünkü operasyondan sonra karnın sarkık derisi gitmiş olmaktadır.

TRAM ameliyatı genel anestezi altında üç-dört saat süren bir ameliyattır. Hastanede kalış süresi genellikle iki-dört gündür. Ameliyattan altı-sekiz hafta sonra günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz.

LD Flebi:

Doku sırt bölgesinden aktarılır. Aktarılan doku TRAM den genellikle daha ince olduğu için LD bazen silikon protez ile de yapılır. Operasyon yaklaşık iki-üç saat sürer ve genel anestezi altında yapılır. Hastane yatış süresi genellikle bir-üç gündür. Günlük yaşama iki-üç haftada dönebilirsiniz.

Meme onarımı sonrası yapılan bazı ek işlemlere gerek duyulabilir. Meme başı ve çevresinin yeniden şekillendirilmesi, sağlıklı

BRUKSİZM- DİŞ GICIRDATMA

Bruksizm- diş gıcırdatma; istemsiz olarak uykuda ya da uyanıkken dişleri sıkma- birbirine sürterek gıcırdatma hastalığıdır. Botoks uygulamaları ile bruksizm hastalığının zararları en aza indirilebilmekte, diş gıcırdatmanın getirdiği diş ve dişeti harabiyeti azaltılmakta, çene ekleminin zarar görmesi en aza indirgenmekte, diş gıcırdatmaya bağlı çene, diş, boyun ve başağrısı şikayetleri iyileştirilebilmektedir.

Op. Dr. Rahmi Evinç

PRP MUCİZESİ

PRP (Platelet rich plasma); kişinin kendi kanından elde edilen, pıhtılaşma hücrelerinden ve büyüme faktörlerinden zengin plazma ürünüdür. Uzun yıllardır ortopedi, fizik tedavi ve estetik cerrahi alanında kullanılmaktadır.

Fizyolojik olarak vücudumuzun bir yerinde hasar oluştuğunda onarımı ilk başlatan hücreler pıhtılaşma hücreleridir. Buna paralel olarak PRP uygulamasıyla istenilen alana bu hücreler yoğun bir şekilde aktarılarak iyileşmenin hızlandırılması amaçlanmaktadır.

Estetik cerrahi açısından PRP; cildin yenilenmesi, gençleştirilmesi, iyileştirilmesi gereken her alanda- yüz, boyun, el, dekolte vb. – kullanılmaktadır. Cilt gençleştirme, ince kırışıklıkların tedavisi, leke tedavisi ve gözaltı morluklarının tedavisinde PRP uygulaması başarılı sonuçlar ortaya koymaktadır. Ayrıca saç dökülmesi tedavisinde, saç ekimi sonrası sonuçların iyileştirilmesi amacıyla uygulama yapılmaktadır.

Op. Dr. Rahmi EVİNÇ
Ayrıntılı bilgi için randevu alınız.